Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan ceza verilirken kanun maddesinin TCK'nun 116/2 maddesi yerine 116/1 maddesi olarak yanlış yazılması, gerekçeli karar başlığından ve içeriğinden sanık hakkında hangi eylem nedeniyle ceza verildiğinin anlaşılması karşısında, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, 30.04.2008 tarihli yakalama üst arama tutanağı içeriğine göre gece 04.45 sıralarında müştekiye ait Şener Tekel bayiine hırsızlık amaçlı bir şahsın girdiğinin bildirilmesi üzerine müştekiye ait işyeri içerisinde sanığın suç üstü yakalandığı, suç tarihi olan 30.04.2008 günü güneşin 05.01' de doğduğu, yaz saati uygulaması nedeniyle anılan değere bir saat ilave edileceği ve TCK'nın 6. maddesi uyarınca gece vaktinin güneşin doğmasından bir saat evvele kadar devam ettiği hususları da gözetildiğinde, sanığın eylemini geceden sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmolunan cezalarda TCK'nın 143 ve 116/4 maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan ''53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.