Red

Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında, ... Köyü 101 ada 2 parsel sayılı 930 hektar 7817,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacılar vekili dava dilekçesinde; 101 ada 2 parsel içerisinde bulunan 3 parça taşınmaza ilişkin olarak tapu kaydı ırsen intikal ve eklemeli zilyetliğe dayalı olarak açtıkları davayla bu kısımların kadastro tespitinin iptali ile adlarına tescilini istemiştir.

Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 11.03.2014 tarihli ve 2006/4 Esas, 2014/36 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine ... Köyü 101 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın kadastro tespit tutanaklarının iptali fen bilirkişisinin 01.08.2013 havale tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 5164.00 m2 lik alanın ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek tarla vasfında ... mirasçıları adlarına veraset ilamındaki hisseleri oranında iştirak halinde mülkiyet hükümleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline, aynı tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 13017.868m2 lik alan, (C) harfi ile gösterilen 111182.669 m2 lik alan, (D) harfi ile gösterilen 185837.32 m2 lik alan hakkında açılan davanın reddi ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/10750 Esas, 2015/7890 Karar sayılı kararıyla, usulünce tapu uygulaması ve orman araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine çekişmeli 101 ada 2 parselin kadastro tespiti gibi teciline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanma koşullarının Süleyman Esen mirasçıları lehine oluştuğunu, iradi terkin söz konusu olmadığını ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık,çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sayılan yerlerden değilse davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa'nın Ormanların korunması ve geliştirilmesi" kenar başlıklı 169 uncu maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1. Maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 inci ve 20 inci maddesi

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.