Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın, sanığın eşinin ortopedi servisinde tedavisinin yapılması gerektiğini beyan ettikten sonra sanık ... ve temyize gelmeyen diğer sanıkların katılana karşı tehdit içerikli sözler söylemesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın eyleminin katılanın görevini engellemeye yönelik olmayıp, tehdit suçunu oluşturması karşısında, sanığın TCK’nın 106. maddesinin 2. fıkrasının c bendi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.