Mahkumiyet

1- Sanığın, katılan ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak katılan adına ... numaralı mobil hattı aldığı iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın suça konu hattı katılanın satın alarak kendisine verdiğini savunması, emniyet kriminal ekspertiz raporunda, suça konu abonelik sözleşmesi ile başvuru formundaki katılan adına atılı imzaların sanık eli ürünü olmadığı, yazı ve rakamların sanık ile katılan eli ürünü olmadığı, katılan adına atılan imzaların ise katılanın mukayese imzalarının az ve yetersiz olması, samimi imzalarının bulunmaması nedeniyle adı geçene ait olup olmadığına ilişkin müspet veya menfi herhangi bir kanaat beyanında bulunulamadığı, ...'ın samimi imzalarını içeren belgelerin temin edilerek, mevcut belgeler ile birlikte tekrar gönderilmesi halinde sağlıklı bir inceleme yapılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, emniyet kriminal ekspertiz raporunda belirtilen belgeler temin edilip suça konu belgelerin altındaki katılan adına atılı imzaların katılan tarafından atılıp atılmadığı bilirkişi raporu ile kesin olarak saptanarak, gerektiğinde suça konu sözleşmenin ne şekilde düzenlendiğine dair sözleşmenin düzenlendiği işyeri yetkilisi ve düzenleyen personel tanık sıfatıyla dinlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;
Sanığın iddia olunan katılan adına sahte telefon aboneliği sözleşmesi yapmaktan ibaret eyleminin, suç tarihinden önce 10.11.2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" şeklindeki hükmüne uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.