Mahkumiyet
Sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü.
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç veya önceden doğan bir zarar nedeniyle sonradan bono düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan bono ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı cihetle; sanığın katılanın evini inşa etme karşılığı önceden aldığı parayı inşaatı tamamlayamaması nedeniyle iade etmek amacıyla sonradan suça konu bonoları düzenleyerek verdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; bonoların önceden doğan borç karşılığı verilmesi nedeniyle "dolandırıcılık" suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanığın suça konu senetleri şahsi borcu nedeniyle kendi adına imzalayarak katılana verdiğini, senetler üzerindeki kendisinin herhangi bir yetkisinin olmadığı, ağabeyisinin hissedarı bulunduğu ... Unlu Mamülleri Şirketine ait kaşenin senetleri imzaladığı sırada bulunmadığını, kaşenin sahte olduğunu,imzasının üstüne sonradan katılan tarafından vurulmuş olduğunu savunması karşısında; ... Unlu Mamülleri Şirketinin suç tarihlerinde kullandığı orjinal kaşeye ilişkin şirket yetkililerinden bilgi alınarak orijinal kaşenin kullanıldığı resmi kuruluşlarda bulunan evraklar celbedilip suça konu senetler üzerindeki kaşenin orijinal kaşe olup olmadığı ile kaşe üzerinde bulunan sanığa ait imzaların kaşe vurulmadan önce mi sonra mı atıldığı hususlarında bilirkişi raporu temin edilerek, savunmada geçen hususlar araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı
Kabule göre de;
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.