Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
CMK'nın 225. maddesi uyarınca, hükmün konusu, duruşmada gösterilen fiildir. Mahkeme fiili takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı gibi aynı Kanun’un 226. maddesi uyarınca suçun hukuki niteliğinin değişmesi halinde sanığa ek savunma hakkı vermek suretiyle sonucuna göre bir karar verir.
Kanun’un açık ve kesin olan bu hükmü karşısında suç vasfından dolayı beraat kararı verilemez. Somut olayda, sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, yargılama sonucunda suç vasfının değiştiği belirtilerek, 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine, hırsızlık suçundan ise beraatine karar verilip, aynı fiile ilişkin olarak sanık hakkında iki kez hüküm kurulmuş ise de, CGK’nun 28/09/1987 gün ve 219/415 sayılı kararı da dikkate alınarak bu tür karar verilmesinin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamış,
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.