Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından; her iki boşanma davası ve boşanmının fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların 2010 yılı Ramazan bayramının üçüncü günü aralarında akraba ziyareti konusunda çıkan tartışma sonrası fiilen ayrıldıkları, davalı-karşı davacı (kadın)'ın kocasının ailesini istemediğini ifade ettiği ve tartışmada "sizlerden nefret ediyorum, çocuk yapmayacağım, yapsam bile size kin dolu büyüteceğim" şeklinde sözler sarfettiği ve kocasına hitap ederken "lan" sözcüğünü kullandığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında kadının da açıklanan kusurlu davranışları sonucu ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu görülmektedir. olayların akışı karşısında koca da dava açmakta haklıdır. Öyleyse kocanın, davasının da kabulüne karar verilmesi gerekir. Hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiş, bozma sebebine göre, dava ve karşı davanın tahkikatının müşterek yürütülmüş olması ve delillerin birlikte incelenip değerlendirilmesinin gerekliliği karşısında kadının karşı boşanma davası ve fer'ileri incelenmemiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre kocanın, kadının karşı boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.11.2012 (Prş.)