Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin sanığa ait evden ayrılmak istemesi üzerine sanığın mağdurenin kolundan tutarak gitmesine izin vermeyip mağdureyi sabaha kadar evde tuttuğu olayda, 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde aynı Kanunun 109/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Sanığın soruşturma başlamadan evvel şahsına zarar vermeksizin mağdureyi arkadaşı...'in evine bırakmak suretiyle serbest bırakması karşısında hakkında koşulları oluştuğu halde TCK'nın 110. maddesinin uygulanmaması,
Atılı suçtan iki yıl hapis cezasına mahkûm edilip daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla mahkûmiyetinin olmadığı anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi