Mahkumiyet
1- Müştekinin İstanbul Ticaret isimli firmadan yaptığı alışveriş karşılığı düzenlenen 1750 liralık senedin 900 liralık kısmını ödediği, adı geçen firmanın faaliyetini sona erdirmesi üzerine kalan borcun 200 liralık kısmını firmanın hukuki ilişkisi olan ... Mobilya Ltd Şti. hesabına gönderdiğini ve buna ilişkin dosyaya makbuz sunduğu olayda; sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarına göre suçlamaları kabul etmedikleri, hukuki ilişkiyi ve senetteki cirolarını inkar etmedikleri ve borçlu adına atılı imzaların sanıkların eli ürünü çıkmadığı anlaşılmakla; başlangıçta düzenlenen 1750 liralık senedin akıbeti araştırılarak, tanık sıfatıyla dinlenen ... 'nın beyanı dikkate alındığında, bu senedin kargo ile faaliyetini sona erdiren mağazanın ... Şubesinden kim tarafından gönderildiği, merkez şubede kim tarafından teslim alındığı ve devamında ne şekilde işlem gördüğünün karşılıklı olarak şirket belgeleri/defterleri üzerinde incelenmesi, dosyaya katılanın yaptığı tüm ödeme makbuzlarının ve alım satıma dair yapılan sözleşmenin aslı ya da onaylı fotokopilerinin ve dava konusu 1050 liralık senede ilişkin icra takibi dosyasının eklenmesi, dosyada sanıkların sadece huzurda alınmış yazı/imza örnekleri ile ekspertiz raporu aldırıldığı görülmekle, değişik kurumlar nezdinde örnek imzaları toplanarak borçlu imzası yönünden ikinci bir rapor aldırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Ertelemeye göre daha lehe sonuç doğurduğu da gözetilmeden hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK'nun 231. maddesi gereğince sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.