Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı ve davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan 13.04.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 42.426,21 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı kazaya ilişkin olarak geçici iş göremezlik talebi için iki farklı dosyadan talepte bulunduğunu bu durumun usul ekonomisine ve dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, bu dosyada tahkim başvurusunda bulunulmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını dolayısıyla usulüne uygun başvuru bulunmadığını, zorunlu trafik poliçesi açısından tramer sorgusu yapılması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kazanın oluşmasında kusuru bulunduğunu bu nedenle yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından Genel Şartlara uygun olarak yapılması gerektiğini ve hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı tarafından dosyaya sunulan malüliyet raporunun yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı bu nedenle 25.06.2021 tarihli ara karar ile; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranın tespit edilmesine karar verildiği ve alınan malüliyet raporuna göre davacının maluliyet oranının %10 olduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında kusur durumuna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda araç sürücüsü ... Yaman'ın trafik kazasının meydana gelmesinde tamamen asli kusurlu olduğu davacı yayanın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, aktüer raporu ile hesaplanan tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 42.426,21 TL'nin temerrüt tarihi olan 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri

1. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ek tazminat için kendilerine başvurulmadan doğrudan tahkim yoluna başvurulduğunu, hasar aşamasında ödeme yapıldığını başkaca borçlarının bulunmadığını, yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, maluliyet raporları ve medikal rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ve vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kendilerince alınan maluliyet raporunun hukuka uygun olduğunu ve bu raporun hükme esas alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği, kusur raporunun denetime elverişli olduğu, SGK tarafından başvuran yapılan ödemenin genel nitelikte itiraz olduğu, davalının %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olduğu ve ek rapor ile hesaplanan 60.682,38 TL sonuç zarara göre hüküm kurulmasının gerektiğinin belirtilmesine karşın davacının ıslah ettiği tutar olan 42.426,21 TL üzerinden sonuca gidilmesi gerektiği ve davacı lehine kabul edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak tazminat hesaplamasında progresif rant yönteminin uygulanması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre alınmış olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun ise hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle belirlenen tazminat miktarının hükme esas alınmasında ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
2. (a) Dosya içeriğinden; iki adet kusur raporu bulunduğu ancak raporlarda belirlenmiş olan kusur oranları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.

O halde İtiraz Hakem Heyetince ceza dosyası getirtilerek tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile deliller değerlendirilmek suretiyle İstanbul Teknik Üniversitesi Makine-Trafik Kürsüsünden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik-Fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2. (b) Davalı sigorta şirketi tarafından başvurusu üzerine davacıya, 01.02.2021 tarihinde 28.727,00 TL ödeme yapılmış olup bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.

Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davadan önce olması durumunda ödemenin güncellenmiş değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği açıktır. Zira, davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için, davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerekir.

Somut olayda; hükme esas alınan hesap raporunda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzil edilmediği, davacı vekili tarafından hesap raporunda belirlenen tazminattan ödemenin tenzil edildiği ve bu şekilde kalan miktar gözetilerek davanın ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Ancak ödeme dava tarihinden önce olduğundan güncellenerek tenzil edilmesi gerekirken davacı vekili ıslah dilekçesinde ödemeyi güncellemeden tenzil etmiştir.

Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince ödeme günü ile tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminat kalemlerinden indirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. (c) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2a), (2b) ve (2c) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi