Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.02.2017 tarihinde motosikleti ile seyir halindeyken kontrolsüzce doğrultu değiştiren dava dışı sürücü ... 'ın kullandığı kamyonete çarpması neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, ıslahla 77.625,52 TL, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: karşı aracın trafik sigortacısı olduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... alınan bilirkişi raporları ve dosya içeriği doğrultusunda kazanın oluşumunda davalının %75 oranında kusurlu olduğu, maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanarak %12 oranında belirlendiği, hesap raporunun denetime elverişli olduğu, yaralanmanın bacak bölgesinde meydana gelmiş oluşu karşısında müterafık kusuru bulunmadığı " gerekçesiyle davanın kabulü ile 77.625,52 TL.nin tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde hazırlanması gerektiği, Adli Tıp Kurumundan raporun alınması gerektiği, hesap raporunda 99 yaşına kadar irat hesaplaması yapıldığı, askerlik süresinin düşülmediği, müterafık kusur indirimi yapılmadığı ve bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, yasal mevzuatın doğru tespit edildiği, alınan raporların mevzuata uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurundaki nedenlere dayanarak istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi,
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.