Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine 22/02/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/12/2016 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/133 esas, 2016/714 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/11/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/133 esas, 2016/714 karar sayılı kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davacının... ili ...ilçesi Karamanedere mahallesi, 188 ve 400 parsel sayılı taşınmaz üzerinde Gizemli Vadi Alabalık Üretim ve Dinlenme Tesislerini işlettiğini, 28/09/2015 tarihinde meydana gelen yağış nedeniyle işletmenin kenarından geçen Karamandere Deresi'nin taştığını, taşkın suyun işletmeyi kullanılamaz hâle getirdiğini, bu derenin davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün bakım ve koruması altında olduğunu belirterek davacının uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, dava konusu derenin kendi sorumluluklarında olmadığını, sorumluluğun... Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, Terkos Gölü'ne dökülen derelerin DSİ Genel Müdürlüğünce ıslahının yapıldığını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; yağmur yağdıktan sonra toplanan yağış sularının kimseye zarar vermeden boşaltma yerine ulaştırılmasının davalı kurumun görevinde olduğu, yapılan keşif ve sunulan bilirkişi raporu ile gölete ait tahliye kanallarının yeterli olmadığı ve dere ıslahının yapılmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporlarıyla hesaplanan tazminat miktarı açısından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı taraf istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca belirlenen tazminat tutarından takdiren %30 oranında indirim yapılarak davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/133 Esas 2016/714 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyanın incelenmesinde, S.S. İstanbul Bölgesi Tarım Kooperatif Birliği adına kayıtlı 188 nolu parsel ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı 400 nolu parsellerin davacı tarafından dinlenme tesisi ve kır bahçesi olarak kiralandığı, 28/09/2015 tarihinde meydana gelen yağış nedeniyle işletmenin kenarından geçen Karamandere Dere'sinin taştığı ve taşkın suyu nedeniyle işletmenin zarar gördüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece 04/11/2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, mezkur bilirkişi raporunda; inşaat bilirkişisi, ziraat bilirkişisi, mobilya bilirkişisi, elektrik bilirkişisi, makine bilirkişi ve veteriner bilirkişi tarafından ayrı ayrı hesaplamalar yapıldığı, bu hesaplamaların bir kısmının mahallinde yapılan keşifte gözlemlenerek, dosya kapsamında mevcut resim ve CD lerden yararlanılarak yapıldığı ancak elektrik mühendisi tarafından yapılan hesaplamada selden önceki yerleşim projeleri sunulmayan ve hasar gördüğü belirtilen malzemelere dair enkazların da atıldığı beyanı üzerine yalnızca davacının şifahi beyanlarına dayanılarak toplam 35.000 TL tazminat miktarının hesaplandığı, veteriner bilirkişi tarafından da; sel baskınından önce çiftlikteki havuzlarda ne kadar alabalık bulunuğuna dair belge sunulmadığından, alabalık yetiştiriciliği standartlarına göre yapılan hesaplamayla 43.680 TL, sel baskını esnasında hangi cins hayvanından kaçar tane olduğu belgelenemeyen kümes hayvanı zararı olarak davacının beyanına göre belirlenen 38.000 TL olmak üzere toplam 81.680 TL zarar hesabının dosyaya sunulduğu ve mahkemece şifahi beyana dayalı bu zarar kalemleri açısından da somut hiç bir delile dayanılmaksızın kabule karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında mevcut S.S. İstanbul Bölgesi Tarım Kooperatif Birliğinin kiraya vereni, davacının kiralayanı olduğu 01/01/2013 tarihli kira sözleşmesiyle; işletme binası, 8 adet su havuzu mini barajı, bentler, kanallar, isnat duvarı vs tesise dair malzemelerin davacıya kiraya verildiği anlaşılmış olup zarar kapsamının belirlenmesinde kira sözleşmeleri içeriğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Şu halde, Mahkemece somut tüm deliller toplanarak, kira sözleşmeleri de gözetilerek rapor alınması ve davacının zararının kapsamı açık ve denetime elverişli bir şekilde tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekir. Salt davacının beyanına ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince TBK'nın 52. maddesi uyarınca belirlenen tazminat tutarından takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış ise de; davaya konu zararın oluşumunda tarafların kusur durumları ve diğer nedenler gözetildiğinde zarar miktarından TBK’nın 52. maddesi doğrultusunda yapılan hakkaniyet indirim oranı az olmuştur. Davalı yararına daha üst düzeyde hakkaniyet indirimi uygulanmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 373/1 maddesi gereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.