MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 21.10.2010 gün ve 2010/12094 Esas - 2010/17947 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ve tescil davasında davanın reddine dair verilen hüküm, Dairemizce onanmış, bu karar karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrası hükümlerine göre 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de;
Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih ve 2009/31 esas ve 2011/27 sayılı kararı ile 5841 sayılı yasa ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlenin iptali ve iptal kararının resmi gazetede ilanına kadar yasanın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, kararın yasal dayanağı kalmamış olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 21.10.2010 gün ve 2010/12094-17947 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan inceleme sonucunda;
Dava, Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu yerin daha önce kesinleşmiş kamulaştırma sahasında kaldığı anlaşılmış olup, kamulaştırma sonrası geçen kadastro çalışmaları sonucu dava dışı 3. kişi adına tapuya tescil edilip, davalı tarafından satın alınmış ise de; kamuya ait yollar sonradan 3. kişi adına tapuya tescil edilse bile, burada 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinin yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca uygulanma olanağı bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmek üzere hükmün H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.