Sanıklar ..., hakkında dolandırıcılık suçundan: Beraat
Sanıklar ..., hakkında görevi ihmal, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan: Düşme
..., hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan: Beraat Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
1- Sanıklar ..., hakkında değişen suç vasfına göre “görevi ihmal” ve sanık ... hakkında "dolandırıcılık" suçlarından zamanaşımı nedeni ile verilen düşme kararlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri uyarınca; “görevi ihmal” ve “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden iddianame tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından kamu davasının düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., hakkında dolandırıcılık; sanıklar ..., hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik; sanık ... hakkında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde; memur sanıkların suça konu sağlık raporlarını gerçeğe aykırı düzenlemesi eylemleri görevi ihmal suçu olarak nitelendirilip haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesi karşısında; sanıklar ..., ya yüklenen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgede sahtecilik" niteliğinde olacağı ve suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4,5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.